444 76 79
tr
tr
Sosyal Medya Hesaplarımız

SAYGILI KÖYÜ

01 Ekim 2021
SAYGILI KÖYÜ

Taşlıdağ Kuzey eteklerinde ovaya bakan yamaçların Düz ovaya birleştiği yerde 435m rakımda kurulu olan köy ilçe merkezine 10 km, il merkezine 20 km, uzaklıktadır. Taş keseceği katır yolunu takiben eski Merzifon yolu üzerinde Bulak köprüsü, yüzbeyi sınırı, Katıryolu ile çevrilidir. Güneyinde Özalakadı , Batısında Eraslan, Kuzeyinde karasu, Doğusunda Yüzbey köyleri bulunmaktadır.

Köy halkı Tarım ve Hayvancılıkla geçinmektedir. Sulanabilir Tarıma elverişli alanda buğday, arpa , soğan şeker pancarı ayçiçeği, mısır vb sebze yetiştirilmekte son yıllarda köy muhtarlığının boş arazileri değerlendirmek parsellediği yerlerde meyve bahçeleri kurularak meyveciliğe başlanmıştır. Köyün adı Osmanlı kayıtları “Kanu, Kani, Ganİ, Abdulgani” olarak görülmektedir. Koy Osmanlı döneminde Ağıl, Çiftlik, Vakıf arazileri kahyalarından oluşan hanelerdemn kurulur. Sarayardı denilen bölgedeki bey çiftliği, Abdulgani Tekkesi , civarında kurulu olan kışlak kışlak ağıl Sugözünde ve Karakese köylerinde yerleşik olan hanelerin temsilcilerden yada kahyalarından oluşuyordu.

Sugözü yaylasında cantu denilen sistemde kurulan evlerde yaz aylarında kalan göçerler hayvanlarını kış aylarında gani gani arazisine gönderirler.Kendileri karakese köyünde kışlarlar ve köyün sosyal yaşamı tamamen karakese üzerine kurulu olduğundan ovada kimse kalmaz, ovada kalana kız bile verilmediği zamanlarda aileler tarım işlerini taqkip etmek üzere bir kahya bırakıyorlar , yoz hayvanların ve Öküzlerin kışlağı olarak kullanılıyordu.

1.Dünya ve seferberlik yıllarında erkek nüfusun azalması ve karakese köyünün eşkiyalar tarafından yakılması sonucunda karakese köyü boşaltılmış ve burada mukim köylüler Deveci, Karasu, Saygılı, Tavra Ortayazı Ayrancı Ağılı, Kapancı çiftliği, Bağluca, Boğaköy, Aydoğdu, Soku, Seyfe, Kızseki, Yıkılgan köylerine geçici olarak sığınmışlar veya kalıcı olarak yerleşmişlerdir.

Seferberliğin bitmesi ile birlikte birçok aile gittikleri köyleri kışlal oplarak kullanmaya başlamışlar ağıl geleneği sürdürerek yazları yayla göçerliğine devam ederek yarı yarıya yerleşik hayata geçmişlerdir. Köyün şimdiki kurulu olduğu yer ile Ganibaba türbesi arasında zarar vermemesi için set yapılması için köy ileri gelenlerine teklif ederler. Köy ileri gelenlerinden bir zat “ O yer mübarektir bir şey olmaz” yine ısrar eden gençler e”Kendine sahip çıkamayan Tekkeyi bırakın sel götürsün” der. Köylü sabah kalktığında ırmağın türbeye zarar vermeden yatağını degiştirerek Ganibaba Türbesi ile karasu köyü arasında aktığını görür.1952 yılında köy statüsü kazanan saygılı köyü 1957 yılında sel baskınları nedeniyle Ganibaba Türbesi saray ardı denilen mevki etrafındaki köy şimdiki yerine taşınmıştır. Devlet tarafından kendilerine ücretli olarak parsellenen arazilere köylü Ekonomik imkanları yeterli olduğu için kendi imkanları ile evlerini kurmuş, devlet tarafından verilen ağaç yardımlarınında yine köylü tarafından karşılanmış kısaca karakese köyünden kışlak olarak kullanmak amacıyla geegelen göçerler tarafından köy kurumu tamamlanmıştır.

1960 yılında köye ilk okul kurulur ve 1965 yılında ilk mezunlarını verir. Saygılı köyü bölgemizdeki karakeçili köyünün aşiretine mensup son son olarak yerleşik düzene konar göçer özelliğini taşımaktadır. Son olarak 1975 yılında toplu olarak sugözü yaylasına göçen saygılı köyü o yıllara kadar yaz aylarında köyde reçberlik durumları takip edecek aile temsilcilerini, köy bekçisi olarak bıtralkarak tamamen yaylaya göçerlerdi. Orak harman zamanın kahyalatrın gözetiminde çevre köylerden tırpancılara ekindenler biçtirirlir ve harman yapıldıktan sonra hayvanların kışlık yem ihtiyaçlarını ve ailenin yiyecek ihtiyacını temin eden kahyalar yaylaya iştirak ederlerdi.
Sosyal açıdan önemli olan bu durum gösteriyorken köylü tarım sadece ihtiyaçlarını karşılamal için yapıyor vee hayvancılığa daha çok önem veriyorlar. Genel olarak ova köylerinde uygulanan bu yöntem tarımda makineleşme ve tarımdan kazanılan gelir düzeyinin yükselmesi ile birlikte hayvancılık öneminin azalmasına normal yaşam kuralları çerçevesinde yaşam koşulları iyileşen göçerlerin ağıllar denilen kışlak yerleşim yeri alanları çevresinde yerleşik düzene geçmelerine neden olmuştur.
Anadolu’da fazla rastlanmayan ağıl yerleşke düzenleri ovadaki sosyal yaşamın gereği olarak ortaya çıkmıştır. Ovaya yakın yaylarda ve yayla köylerinde hayat seviyesinin yüksek olması, ovadaki sıtma hastalığı ile birlikte yaşana diğer olumsuzluklar nedeniyle ovadaki birçok çiftlik ve köy kışlak ağıl olarak kullanılmaktaydı.
Saygılı köyünden, ajoren köyüne kadar sadece saluca köyünde bir ağaç ağıl olduğu zamanlar kıyaslandığında bugün ki bereketli ovanın durumunu anlamak hiç zor değildir.
Gani Baba: Gazi Derviş Şeyh Abdulagani El Halveti”nin mekanıdır. Hoarasan’dan Anadolu’ya İslamiyeti yaymak için gelen gazi dervişlerdendir. İsmi şeyh Abdülgani el Halveti Hazretlerinin türbesi saygılı köyünde tersakan ırmağı kenarındadır. Halk arasında Gani Baba türbesi olarak bilinir.Burasıda bölge insanının ziyaret ve mesire yeri olarak ziyaret ettikleri yerlerdir.
Köyün tamamı karakese kökenlidir, Deveci, Kapancı, Tavra ve karakese kökenlidir,Deveci, Kapancı, Tavra ve Karakese ile akrabalık bağları mevcuttur,
Vakıf kayıtları: Argoma Nahiyesine bağlı Kayacaık Kanu, Yuvala, Kolay, Kolay, Selçuk, Kulu, Emirlü Köyleri hacı hacı ali mezrası malikhane gelirleri yörgüç paşa külliyesine vakfedilmiştir.